Koltukaltı Terlemesine Bitkisel Çözüm-Koltuk altı Terlemeleri Nasıl Geçer
Çarşamba, 9 Mart 2011
Koltukaltı Terlemesine Bitkisel Çözüm-Koltuk altı Terlemeleri Nasıl Geçer
Koltuk altında terleme şikayeti özelikle iş hayatında gömlek ve kazaklarımızda istenmeyen beyaz lekelerin oluşmasına neden olan ve bazı kişilerde şiddetli koltuk altı kokusuna neden olan bir terleme sorunudur. Koltuk altı terlemesi neticesinde gerek ortaya çıkan kötü ter kokusu gerekse koltukaltı ter izleri, sizlerin arkadaş ve iş çevresinde hoş olmayan bir imaja sahip olmanıza neden olabildiği gibi kendinize olan öz güveninizin kaybedilmesine ne neden olmaktadır.
Şimdi sizlere bitkisel yollarla koltukaltı terlemesi nasıl giderilir, hangi bitki ve bitkiler koltuk altı terlemesine iyi gelir sorularına cevap alabileceğiniz önemli bir bitkisel çözüm formülü bulacaksınız:
Koltuk altı terlemesi bitkisel tedavisi için gerekli malzemeler:
1 adet taze patlıcan,
40 ml su,
Patlıcanın kabukları soyulduktan sonra soyup 400 ml kaynatınız. Bu kaynamakta olan su içerisine dilimlediğiniz patlıcanları suya attıktan ve su kaynamaya başladıktan sonra 200 e kadar sayacak şekilde kaynatınız Daha sonra yarım saat kadar demlemeye bırakın bu sıvıyı. Demlenen bu sıvı sabah öğle ve akşam bir bardak içilecek. İçerken hafif ısıtıp içiniz.
Özellikle yaz aylarında pis kokusu sebebi ile insanların adeta baş belası haline gelen koltukaltı terlemesi kurtulma çareleri üretilmesiyle bir sektör oluşturdu.
Koltuk Altı Terleme Tedavisi
Gelişen sektör deodorant üretiminde büyük bir patlama yaptı. Ancak deodorantların kalıcı bir etki bırakamaması insanlar için tatmin edici olmadı. En sonunda kalıcı bir çözüm üretmek amacı ile önceleri ciltte ki kırışıklıklar için uygulanan botoks tedavisi koltukaltında ki ter bezleri için de uygulanmaya başladı.
Koltukaltı terleme tedavisinde ki gelişmeler birçok kişi için gayet uygun bir alternatif sundu. Ayrıca uygulanan yöntemlerin kolaylığı ve uygulanabilirliğinin yüksek olması sektörün önünde ki bütün engelleri kaldırdı.
Koltukaltı terleme tedavisinde uygulanan yöntemlerin en fazla uygulanan klipsli ets yöntemi temel olarak kişinin terlemeyi ayarlayan sinir dokularına bir kelepçe takılması işlemidir. Kişinin göğüs boşluğuna mikro kamera ile girilip buradaki sinir hücrelerine uygulanır. Kişiler göğüs boşluğu denilince bir kuşkuya kapılmaları ise tamamen yersiz bir korkudur. Zira yapılan ameliyatın çok başarılı ve risksizdir. Kişiler genel anestezi ile bayıltılmakta ve işlemler uygulanmaktadır. Bu işlem 20-30 dakika içerisinde uygulanabilmektedir.
Koltukaltı terleme tedavisinde uygulanan bir diğer yöntem de koltukaltı botoksudur. Bu yöntemde çeşitli kremler, losyonlar vs. gibi araçlar kullanılır.Temel anlamda koltukaltı botoksu çok aşırı terlemelerde işe yaramamaktadır. Koltukaltı botoksu sadece hafif koltukaltı terlemelerinde işe yaramaktadır. Uygulanış biçimi sürülen bir losyonun cildi germesi ve bu sayede ter bezlerinin önünü tıkaması sonucu koltukaltı terlemesinin önüne geçmektir.
Koltukaltı botoksu uzun süre kullanılması gereken bir yöntem olduğu için uygulayan kişilerce bıkkınlık hissi uyandırır. Ayrıca fazla kullanımdan dolayı ciltte çeşitli tahrişlere sebebiyet veren koltukaltı botoksu cilde zarar veriyor. Ancak yine de ameliyat olanak istemeyen hastalara farklı bir alternatif sunmaktadır.
Musluk suyu iyontoforozi tedavisi ile Aşırı koltuk altı terlemesine çözüm
İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyofizik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yunus Karakoç, koltuk altı aşırı terlemesini tedavi eden bir cihaz geliştirdi.
Karakoç’un geliştirdiği koltuk altı terlemesini tedavi eden cihazla günde 10 kişi koltuk altı, el ve ayak terlemesi sorunundan kurtuluyor.
Prof. Dr Karakoç, AA muhabirine yaptığı açıklamda, daha önce Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde görev yaparken üç öğretim üyesi ile birlikte yaptıkları çalışma sonucunda el ve ayak terlemelerini önlemeye yönelik olarak geliştirdikleri cihazı, İnönü Üniversitesi’ne 8 ay önce getirerek üzerinde yeni uygulamalar yaptığını ve cihazı koltuk altı terlemelerine karşı kullanmaya başladığını ifade etti.
”Musluk suyu iyontoforozi tedavisi” adı verilen yöntemi içeren cihazın ana unsurunun, uygulamanın terleyen bölgeye kontrollü şekilde verilen elektrikle gerçekleştirilmesi olduğunu kaydetti.
Cihazın el ve ayak için kullanılan ekipmanlarından 70 volta kadar elektrik verildiğini anlatan Karakoç, koltuk altına ise daha düşük seviyede elektrik verildiğini anlattı.
Vücuda verilen elektriğin normal elektrikten farklı olduğuna dikkat çeken Karakoç, ”El ve ayak için kullanılan bölümde metal zemin üzerine musluk suyu ile ıslatılan bez konularak el ve ayağın teması sağlanıyor. Bu yolla 30 dakika kadar süren seanslar ortalama 7 kez tekrarlanıyor. Koltuk altına uyarladığımız bölüm de aşağı yukarı aynı prensiple çalışıyor. Burada da koltuk altına yerleştirdiğimiz cihazla daha düşük seviyede elektrik uygulanarak tedavi yapılıyor” dedi.
Tedaviye en fazla kadınların ilgi gösterdiği anlatan Karakoç, yan etkilerinin bulunmadığını belirterek, şöyle konuştu:
”Anabilim dalımızda yapmış olduğumuz musluk suyu iyontoforezi tedavisi, bölgesel aşırı terlemesi olan hastalarda ikinci basamak bir tedavi olarak kabul edilmekte ve hastaların yüzde 80′i bu tedaviye yanıt vermektedir. Yine ter şiddeti açısından baktığımız zaman da, başarılı bir tedavi sonrası ter şiddetinde yüzde 80 oranında azalma olmaktadır. Yedi, ya da on seans tedaviden sonra hastaların büyük bir kısmı problemden tamamen kurtulma şansına sahip, bazılarında da ter şiddeti yeniden artmaya başlıyor. Bu hastalar için de ikinci bir tur uyguluyoruz ve hastalarımız daha iyi bir duruma geliyorlar. Bunun öncesinde hastalar özellikle Dermotoloji Anabilim Dalı tarafından değerlendiriliyor. Öncelikle lokalilaçtedavisi uygulanıyor, ancak hastaların ter şiddeti yüksek olduğu zaman lokal ilaç tedavisine cevapları olumsuz oluyor. Bu durumdaki hastalar ikinci basamak olarak bize yönlendiriliyor.”
Koltuk altı terlemelerine karşı kullanılan yöntemin yalnızca İnönü Üniversitesinde kullanıldığını belirten Karakoç, şöyle devam etti:
”Şu anda kullandığımız koltuk altı tedavi uygulaması, bizim tarafımızdan geliştirilmiş bir ünite ve sadece İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesinde kullanılan bir yöntem. Diğer merkezlerde koltuk altı yöntemi kullanılmıyor. Biz, yeni geliştirdiğimiz yöntemle koltuk altında da büyük bir başarı sağladık. Burada yüksek bir hasta potansiyelimiz var. Daha önce Cerrahpaşa’da yürütürken üç yıl içinde 100 hastaya ulaşmıştık. Burada merkezimiz 8 aydan bu yana faaliyet göstermesine rağmen bu sayıya yaklaşmış bulunmaktayız. Genellikle bize günlük 7 ile 10 arasında hasta geliyor. Dolayısıyla şu anda hasta potansiyelinin çok yüksek olduğunu görüyoruz.”
”SOSYAL GÜVENCESİ OLANLAR HİÇ ÜCRET ÖDEMEDEN TEDAVİDEN YARARLANABİLİYOR”
Kullandıkları yöntemin hastalara maddi olarak bir sıkıntı yaratmadığına dikkat çeken Karakoç, şu bilgileri verdi:
”Diğer eşdeğer veya cerrahi yöntemlerle kıyaslandığı zaman yan etkisi yok denebilir. Bu sistemin burada kurulması benim öncülüğümde vehastane yönetiminin de destek olmasıyla gerçekleşti. Yurt dışında benzer ünitelerin yapıldığını görebiliyoruz. Ancak, bizim cihazımızın daha avantajlı durumda olduğunu gördük. Ayrıca hastalar için hiçbir maddi sorun olmuyor. Eş değer tedavi uygulaması içerisinde botoks uygulaması var. Ancak SGK botoks uygulaması için her hangi bir ödeme yapmadığı için hastalara büyük bir maliyeti var. Ayrıca botoks yöntemlerinde aşırı terleme 6 ay sonra yeniden başlayabiliyor. Cerrahi müdahalelerden sonra da vücudun herhangi bir yerinde terleme görülebiliyor. Yaptığımız tedavi ter bezlerinin ter salınım mekanizmasını bozarak etki ediyor dolayısıyla terlemedeki azalmanın başka bir bölgede terleme artışına neden olması söz konusu olmuyor. Tedavi sırasında hasta çok az bir oranda karıncalanma, iğne batma ve yanma hissedebiliyor. Bize 11 yaştan itibaren hastalar geliyor, ancak dünya çapında 8 yaştan itibaren tedavinin yapılabileceği bizim çalışma grubumuz tarafından yapılan çalışma referans gösterilerek biliniyor.”
AA